Kalın bağırsakların temizlenmesi işlemidir. Kolon hidro terapi cihazı ile
insan beden ısına yakın bir ısı ve kısmi basınç ile kalınbağırsaklar
temizleniyor. Kalın bağırsakların oldukça çok işlevi var. Mide ve ince
bağırsak basajını geçen besinler en son olarak kolonda işleme tabi tutulur
ve içinde bulunan önemli besinler emilerek kana karışır. Kronik kabızlıkta
ve bağırsakların iyi çalışmadığı durumda kolon cidarında sürekli artıklar
birikir. Bu artıklar kolon cidarına yapışır ve kolonun duvarında buluna
floranın değişmesine neden olurlar. Bedenimizin zehirlenmesine en sık neden
olan hadise ise bağırsakların iyi çalışmaması sonucu kanda biriken
toksinlerdir. Kolon hidro terapi bedeni toksin oluşumunda temizlememektedir.
Su ile temizliğin yanı sıra serum ve farlı maddeler verilerekten
bağırsakları temizlemek olanaklıdır.
Kolon hidro terapinin endikasyonları:
Bağırsakların toksinleşme sonucu neden oldukları hastalıklar
Bağırsakları muayene etmek maksadıyla:
Kolon hidro terapinin kontraendikasyonları:
Kolon hidro terapinin bilenen yan etkileri yoktur.
Kolon hidroterapi tedavisi nedir?
80 yıldır Amerika'da, 25 yıldır Avrupa'da ve 3 yıldır da Türkiye'de
uygulanmakta olan kolon hidroterapi, hem sindirim kanalına ait fonksiyon
bozukluklarında hem de bağışıklık sistemi hastalıklarında önemli bir destek
tedavisidir. Vücuda verilen suyun 40 dakika boyunca barsaklarda dolaşmasıyla
uygulanır.
Bu tedavide kullanılan suyunun içinde bulunan silisyum dioksit, barsak
fonksiyon bozukluklarını düzeltiyor.
Kolon hidroterapi ne sıklıkta yapılır ve faydaları nelerdir?
Kolon hidroterapi 4-6 haftalık sürelerde haftada iki kez, yılda bir ya da
iki kür halinde yapılır.Birçok cilt hastalığına da iyi gelen kolon
hidroterapi, kemik erimesinden prostata, depresyondan fazla kiloya, nikotin
bağımlılığından kabızlığa kadar birçok rahatsızlıkta yararlıdır.
Nikotin bağımlılığında kolon hidroterapinin nasıl faydası oluyor?
Kişi 48 saat boyunca hiç sigara içmezse kanda nikotin seviyesi sıfıra iner.
Ama kişi hala sigara içmek ister. Çünkü tiryakilik boyunca bağırsakta ve
beyinde nikotin reseptörleri (alıcıları) oluşmuştur. Bağırsaktaki
reseptörleri kolon hidroterapi ile, beyindeki de ozon tedavisi ile
azaltılabilinir.
KOLON HİDROTERAPİ HAKKINDA GENEL BİLGİ
Son 10 yılda kolik patoloji hastalarında bir artış meydana gelmiştir ve aynı
zamanda bağırsak hijyenine dair bir ilgi ve önem artışı başlamış olup, bu
sayede sağlığa geri kavuşmada temel bir adım atılmıştır.
Kolik patoloji gelişmiş ülkelerde neredeyse kalıcı hale gelmiştir: Spazmodik
kolik, kabızlık, diverticulosis, polip, kanser ... bu veriler önleyici
ölçümler alınması için bir alarmdır.
Bu görüntüyü açıklayan iki faktör vardır: 1) ne yediğimiz? 2) nasıl
yediğimiz?
Araştırmalar göstermiştir ki; diyet sırasında arıtılmış karbonhidratın genel
kullanımı ve lif eksikliği bağırsaklardaki transfer zamanını artırmakta ve
kolonda kangren işleminin gerçekleşmesi için uyarmaktadır. Bu her iki faktör
de kabızlığa neden olmakta ve birçok bağırsak hastaslıklarına yol açmaktadır
(diverticulosis,kolit ve kolon kanseri ) ki bunların çoğu erken teşhis
edilirse, tedavi başarı yüzdesi oldukça yüksektir.
Modern yiyecek bu hastalıkların en büyük nedenlerinden biridir. Yağca zengin
bir diyet, donmuş gıdalar, kimyasal gıdalar ve katkı maddesi çok olan
gıdalar yani lif oranı artırılmış diyet çeşitleri bağırsak yüzeyinin
dengesini bozmakta hatta çoğu zaman sancılı ağrılara neden olmaktadır.
Bağırsak yüzeyi ile yiyecek kalitesi arasında bir korelasyon bulunmaktadır.
Yani uygun olmayan bir yiyecek türü bağırsak hastalığı olan kolik patolojiyi
üretebilir.
Fermantasyon prosesinde, karbonhidratlar ( şeker , nişasta) karbondioksit ve
organik aside dönüşmekte ve kısmi olarak mukus tarafından emilir ve
metabolizma içinde asimile edilir. Önemli ve gerekli maddeler en iyi şekilde
kullanılır; gereksiz ve kullanılmayacak olan maddeler de vücuttan çıkartılır
veya bağlayıcı dokularca alınıp organlar için destekleyici olarak
kullanılırlar.
Kangren sırasında albuminler kendiliğinden dönüşmektedir: Kangren
bakterilerinin ayrışma ürünleri basittir, toksik etkenlerinden dolayı, su
dokularına ve lenflere emilimi sonrasında asit üretmektedir.
KARDİOVASKÜLAR RAHATSIZLIKLAR
Kolik rahatsızlıklar kalp ve kolon ile olan anatomik yapıdan dolayı direk
kalbe bağlı rahatsızlıklara neden olabilmektedir.
Kabızlık durumunda, genişleyen kolon diyaframı kapsar ki bu arada lap
yatmaktadır, bu da kalp anjinini, kalp ritim rahatsızlıklarını, nefes
darlığını provake eder.
Bağırsak toksinleri kana transfer edilir kardiovasküler sistemde saklanmaz.
Yani arteriosiklerosise eğilim vardır ve ciddi kardiovasküler rahatsızlıklar
için en koşulların gelişmesini sağlar: arteriyal hipertansiyon, göğüs
anjini, kalp krizi , mafsal iltahabına neden olabilir.
İLTAHABİ YÜKSEK ROMATİZMAL ETKİLER
Acı verici veya hareket engelleyici ağrılara bağırsaksal zehirlenmelere
neden olabileceğinden önem verilmelidir. Özellikle gut, tendinitis, iltahabi
durumlar olabilir. Tüm bu vakalar kolonun özelliklerine itmektedir: bazı
durumlarda krizler, kabızlıklar kötü durumlara sevk edebilir.
ORL RAHATSIZLIKLARI
Kolon çok yüklendiğinde, genel duruma göre bir zorlanma ve karşı koyma söz
konusudur.
KAS RAHATSIZLIKLARI
Bağırsak erimesi genel bir zayıflığa neden olmaktadır, genel olarak kassal,
kas duvarlarında meydana gelen bir rahatlama ile oluşmaktadır. En çok
görülen durum yorgunluktan ve erken yaşlanma sorunundan kaynaklanmaktadır.
DERİ RAHATSIZLIKLARI
Bağırsak zehirlenmelerine en güzel referans olabilecek yer olan deride,
bağırsak toksinleri yerleşmiştir.
Bazı deri problemleri zehirlenme ile ilgilidir, özellikle akne, bazı sedef
hastalıkları ve ekzema. Bunun gelişimi kolona bağlı olarak meydana
gelmektedir. Bu tip deri etkilerinde rahatsızlığın başlangıcı
görülebilmektedir.
Geri kalan gıda nerdeyse sindirilmiş veya sindirilmemiş kısım kolonda yer
etmiş ve fermantasyon depozit formlarına dönüşmüştür. Albumin kronik
bağırsaklarda yerleşmiş , zehirlenme prosesi ile karakterize edilmiştir,
patolojik açıdan organizma ve onun immün sistemi toksik zehirlenmeden dolayı
hasara uğrar. Kan zehirlenmesi, bağırsaktan emilme sonucu oluşur, tüm
organizmada zehirlenmeye neden olur.
Bağırsaktaki ağır yüklenme sonucunda, tüm organizmada meydana gelen
zehirlenme için tüm semptomlar oluşmaktadır. Tüm bu semptomlar , uzun zaman
içinde, kronik dejeneratif göstergesidir.
İkinci olarak da ilgili başka bir faktör de yemek yeme yöntemimizdir, bu
aynı zamanda sindirim kalitesinin durumu ile bağlıdır.
Sinir sistemi ki tüm organları kontrol eden , dengesini yitirebilir.
Mükemmel bir emilmeyi ve yiyecek eliminasyonunu engelleyebilir.
Bunun için organlar açısından kolon optimal sağlık için önemli bir rol
oynar, bağırsak hijyenini sağlar ve romatizmal bağırsak sancılarını önler.
KOLON ETKİLERİNİN SONUÇLARI
Organizmanın sağlığı kolon sağlığına bağlıdır, yani direk olarak söylenmesi
gerekirse; kalite toksik sisteme ve artıkların eliminasyonuna bağlıdır.
Kolon dışkılama sisteminin ana parçalarından biridir ve yiyeceklerin ve
diğer vücut artıkların eliminasyonundan sorumludur, ayrıca bizi
hastalıklardan ve iltahaplardan korur.
Medikal profesyoneller kolon sağlığımızdaki öneminin yeri anladılar.Tüm
hastalıklarda, bağırsakların önemli bir rolü vardır.
Yiyeceklerin sağlıklı bir şekilde transferi vücudumuzda 24 saatten
azdır.Ortalama olarak İngiltere'de erkekler için 60 saat ve kadınlarda 70
saattir. İngiltere'de yaşayan insanlar dünyadakilere göre en çok kabızlık
çeken insanlardır.
KARACİĞER RAHATSIZLIKLARI İŞARETLERİ
Kan yoluyla kana geçen bağırsak toksinleri öncelikle karaciğere uğrar, sonra
da nötralize olurlar daha sonra safra veya idrar yolu ile saflaşır. Ama
ulaşan toksinleri miktarı büyük olduğunda ve devamlı tekrarlandığında
toksinler taşıp kana karışırlar. Kirli ve düzensiz bir kolon karaciğeri
dengesizliğe neden olur, aynı zamanda sindirimin de verimini etkiler.
KRONİK KABIZLIK ve KANSER : Hayali mi Gerçek mi ?
San Francisco Üniversitesi tarafından yapılan ve yayınlanan bir araştırma
sonucunda; toksik maddelerin kolona aşırı yüklenme sonucunda organizma
üzerinde yok edici etkisi olabileceği fikrini ispatlamıştır.
Kronik kabızlıkla ilgili olarak, bir öncekine benzer bir araştırma 1481
kadın üzerinde yapılmış ayrıca birbirinden farklı memeli hücre davranışları
incelenmiştir.
Dr. Kousmine , uzun zaman önce farketmiştir ki; bağırsak sarsıntıları ile
kanser oluşumu arasında bir korelasyon bulunmaktadır. Kendisi kanser
tümörlerin ortaya çıkışında bağırsak organizmalarının sarsılmalarının önemli
bir payı olduğunu vurgulamaktadır.
Geleneksel olarak , müshil kabızlık tedavisinde kullanılmaktadır, yine de
müshilin kolik mukozaya verdiği hasar sadece semptomik olup verimi
sınırlıdır. Bir spazm oluşumunu tetiklerler, kolon stresi biriken maddelerin
boşalmasını sağlar ama eskiler hala duvara oraya yapışık bir halde kalır.
Örneğin Amerika'da müshil ilaçlarına 400 milyon dolardan fazla
harcanmaktadır , bu da bir çok kişinin kabızlık sorunu yaşadığını
göstermektedir.
Devamlı müshil ilacı kullanmak kolonda kronik iltahaplanmayı getirir.
Devamında kolon duvarında duyarsızlık başlar ve ikinci bir kabızlık başlar.
Bunun sonucunda tehlikeli daireler görünür, ki bu daireler mishil kullanımı
gereksimi sırasında ortaya çıkar. Aynı zamanda vitamin ve mineral
eksiklikleri de başlar . Tüm bunlar kolon kanserini tetikler.
Müshil kimyasal tahriş edici maddeler gibi hareket eder ve anormal olarak
kolonun mukoz duvarını uyarır ki, rahatsız eden maddeyi dışarı atmak ister.
Bu ilaçlara bağımlı kalmak çok kolaydır ve kolon bu ilaçlar yüzünden
yıpranır.
En az optimum yolu oral olup büyük bağırsağın boşalımını sağlar. Müshilin
çoğu hasta içinde dehidrasyona uğrar. Kolon terapi alternatif olarak kolonu
doldurur ve boşaltır ve hastanın hidrasyon durumunu geliştirir.
Kolon hidroterapi tekniği ile , su banyolama gibi çalışır, temizleme olarak
değil. Banyolama sayesinde kolon duvarına yapışık kalan maddeler de emilir.
Sonuç olarak yumuşak ve verimli bir temizleme gerçekleşir. Hidroterapi
seyansı 30-40 dk arasında sürer ve geyet kolay bir işlemdir. Kolonun
temizlenmesi için zehirlenmeye bağlı olarak yaklaşık olarak 3-4 seansa
ihtiyaç vardır. İkinci veya üçüncü seansta eliminasyonun en önemli aşaması
olarak gözlenir.
KOLON HİDROTERAPİNİN ETKİLERİ
Atık Tahliyesi
Bağırsaklarımızdan herşeyi attıktan sonra ;
- Toplam kolon hacminde bir azalma olacaktır. Bu da yok olan veya zayıflayan
komşu organlara yapılan sıkıştırmadan dolayıdır.
- İç karın basıncı düşer, bu da kalbe doğru giden venöz dönüşünün
güçlendirilmesindendir.
- Kalçalardaki basınç ve özellikle bel kemiği kolonu zayıflar, ama toplam
verimi artırır.
Zehirlerden Arınma
Büyük bağırsak içinde iki farklı reaksiyon gerçekleşmektedir: emilme ve
eliminasyon . Bazı elementler emilir; ilaçlar , sindirim sırasında kalan iz
elementler, yararlı maddeler ve genelde su .
Organizmanın normal metabolik reaksiyonundan gelen toksinler ve diğer
yenilen yiyeceklerle elimine edilir.
Sorun bu ilişki tersyüz olduğunda meydana gelmekte ve toksinlerin emilimi
ortaya çıkmaktadır.
Kolon hidroterapinin etkisi bir çoktur: kilo kaybı , genital ve idrar
rahatsızlıkları olanlarda rahatlama, Toplardamarların yeniden hareketlenmesi
ve genel bir iyileşme.
Enema ile çalışma farkı; hidroterapide kolonda tüm temizliğine izin
verilmesi.
Mukozanın yeniden yapılanmasından, bağırsağa yapışan maddelerin emilimini
hidroterapi en iyi şekilde yapar. İstenmeyen misafirlerin ( patolojik flora,
maya, mantar, parazit...) kolondan gönderimi sağlanır ve normal bir bağırsak
ortamı sağlanır. Genel olarak acidophilous alımına terapi sırasında, izin
verilir.
Kolon, bir kere temizlendi mi ve toksinlerden ,atıklardan tamamen arınması
gerekmektedir. Ozon bu iş için kullanılmaktadır ve tedavi için ozon oksijen
karışımı distile su içinde seyreltilmektedir. Sıvı rektumdan verilir ve
kolon temizlemek için kullanılır.
Ozon okisjenden türetilen bir enfeksiyon önleyicidir. Bakteriler, virüsler,
mantarlar ve anti- parazit faaliyetleri tarafından meydana gelen kolik
çevreyi temizler: Aynı zamanda toksinleri nötralize eder, mukozada meydana
gelen hasarları onarır, kolik spazmı zayıflatır.
Kolik mukozadan girerek, bir kısım ozon da kan yolu ile girerek karaciğere ulaşır ve önemli işler yapar; zehirlerden arınma , hepatit ve yeniden güçlenme gibi.
KİMLERE KOLON HİDROTERAPİ UYGULANMALI ?
Doğal bir terapi olup, tersine etkileri oldukça azdır. Bu yüzden her yaşta
herkes için tavsiye edilir ve özellikle aşağıda belirtilen patolojik
özelliklere sahip kişiler için uygulanmalıdır:
Bağırsak Rahatsızlığı olanlara
Öncelikle kabızlıktan şikayeti olanlara tavsiye edilir. Bunlara hamile
bayanlar da dahildir. Ama bir aydan daha fazla hamile olanlara tavsiye
edilmez. Ülseratif kolit, spazmlı kolit
Kan Dolaşımına Etkisi
İkinci olarak , Ataramar, Toplardamar veya Lenfatif sorunları olanlara
tavsiye edilir.
Herhangi bir çeşit anestezi öncesi veya sonrası
Anestezi genel veya epidural olabilir.
Deriye Etkisi
Bu uygulama estetik terapi için uygulanır, bağırsak hijyen açısından kronik
veya akut deri problemlerine yol açabilir , örneğin; psoriasis(Sedef
hastalığı), ekzema, akne(Sivilce).
Bu problemler kolon terapi ile iyileşmektedir.
Migrene Etkisi
Bir yandan bele yapılan rahatlama ile migrenin kas gerilimi azalır. Bir
yandan da toksin eliminasyonu migreni tamamen yok eder.